Sağlık
Sağlık
Otomobil
Moda ve Güzellik
Kültür ve Sanat
Faydalı Bilgiler
Eğitim
Doğa ve Hayvanlar
Duyu aktarımı ve kişileştirme aynı şey değildir.
Duyu aktarımı , bir duyuyla algılanan kavramın, başka bir duyuyla algılanabilecek biçimde kullanılmasıdır. Örneğin, "acı bir gülümseme" veya "sert bir tonda konuştu" cümlelerinde duyu aktarımı yapılmıştır
Kişileştirme ise, insan dışındaki varlıklara (dağ, ağaç, hayvan vb.) insana özgü niteliklerin aktarılmasını ifade eder. Örneğin, "dağın eteği" veya "ağaçların fısıldaşması" cümlelerinde kişileştirme yapılmıştır
Kişileştirme (teşhis), insan dışındaki varlıklara (hayvanlar, nesneler, doğa olayları) insana özgü niteliklerin aktarılmasıyla yapılan söz sanatıdır. Kişileştirme, genellikle intak (konuşturma) sanatı ile birlikte kullanılır. Bazı kişileştirme örnekleri: "Sanki çiçekler bana küsmüş gibi, her birinin boynu bükülmüştü." "Yeller tuttu kollarımdan / Dağlar geçit vermedi bana / Gideyim dedim sevdiğimi göreyim / Yollar izin vermedi bana." "Rüzgâr, bir insan gibi sevincinden ağlıyor, gülüyor, haykırıyordu." "Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik / İşte yakalandık, kelepçelendik."
Benzetme ve kişileştirme arasındaki temel fark, benzetmede bir nesneye başka bir varlığın özelliğinin aktarılması, kişileştirmede ise insan dışı varlıklara insana özgü niteliklerin kazandırılmasıdır. Benzetme (teşbih), anlatımı kuvvetlendirmek ve sözün etkisini artırmak için aralarında değişik yönlerden ilgi bulunan iki şeyden zayıf olanın kuvvetli olana benzetilmesidir. Kişileştirme (teşhis), insan dışındaki varlık veya kavramlara insanî özellikler yükleme sanatıdır. Bazı örnek cümleler: Benzetme: "Yüzü güneş gibi parlıyordu". Kişileştirme: "Çiçekler uykusundan yeni uyanmış gibiydi". Özetle: Benzetme: İki varlık arasında ortak bir yön sayesinde benzerlik kurma. Kişileştirme: İnsan dışı varlıklara insana özgü nitelikler kazandırma.
Teşhis (kişileştirme) sanatı, insan dışındaki varlıklara (hayvanlar, doğa olayları, nesneler) insana ait özelliklerin aktarılmasıyla yapılan edebi bir sanattır. Bazı teşhis sanatı örnekleri: "Sevincinden ağlayan, gülen, haykıran rüzgâr / Kalplere sevinç, umut ve inanç getiriyor". "Dağ başını duman almış / Gümüş dere durmaz akar". "Ben öpmeden önce yanaklarını / Varsın teller, tüller, duvaklar öpsün". "Bir bulut gezer yayla yayla Anadolu’yu / Bir baştan başa selâm götürür". "Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik / İşte yakalandık, kelepçelendik". "Kuşlar, senin uzak diyarlara gittiğini söylediler bana". "Konunun hassasiyeti nedeniyle kalemimin çok temkinli hareket ettiğini okurların fark etmişlerdir".
Duyular arası aktarım, dört ana kategoriye ayrılır: 1. İnsandan doğaya aktarma (kişileştirme). 2. Doğadan insana aktarma. 3. Doğadan doğaya aktarma. 4. Duyular arası (duyundan duyuya) aktarma.
Deyim aktarımı ve duyu aktarımı aynı şey değildir, ancak ikisi de anlam aktarmaları başlığı altında incelenir. Deyim aktarımı, bir sözcüğün benzetme amacıyla başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. Duyu aktarımı ise, bir duyuya ait olan kavramların başka duyular ile birlikte kullanılmasıdır. Örneğin, "acı bir çığlık" cümlesinde "acı" kelimesi, tatma duyusundan işitme duyusuna aktarılmıştır.
Kişileştirme (teşhis) sanatına bazı örnekler: "Sevincinden ağlayan, gülen, haykıran rüzgâr / Kalplere sevinç, umut ve inanç getiriyor". "Dağ başını duman almış / Gümüş dere durmaz akar". "Ben öpmeden önce yanaklarını / Varsın teller, tüller, duvaklar öpsün". "Besbelli her saat artar kederi / Belki de yüreği yara dağların". "Bir bulut gezer yayla yayla Anadolu’yu / Bir baştan başa selâm götürür". "Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik / İşte yakalandık, kelepçelendik". "Kuşlar, senin uzak diyarlara gittiğini söylediler bana". "Telefonum da ben de suskun bir şekilde, aramanı bekliyoruz". "Gurbette olunca duvarlar bile insana kötü kötü bakıyor". "İki ayçiçeği sarı odada hareket ediyor / 'Ah, William, havadan bıktık, dedi ayçiçekleri, çiy ile parlayarak".
Duyular arası aktarma, bazı duyulara ait sözcüklerin, duyular arasında aktarmaya uğrayarak başka duyuların yerine kullanılmasıdır. Bu durum, genellikle benzetme veya yakınlık ilgisi ile gerçekleşir ve sanatsal, edebi bir betimleme biçimi olarak kabul edilir. Bazı örnekler: "Sanatçının kadife sesi herkesi büyüledi". "Çok tatlı bakıyor". "Soğuk bakışlarıyla bana her baktığında bir kere daha ürperiyordum". Duyular arası aktarma, öğrenme süreçlerini hızlandırmak, bireylerin duyusal deneyimlerini zenginleştirmek ve duygusal tepkileri tetiklemek gibi amaçlarla da kullanılabilir.
Blog
Duyulan Geçmiş Zaman ile ilgili cümleler nelerdir?
Duyu aktarımı ve kişileştirme aynı şey mi?
El öpmek neye işarettir?
Dönüt ve feedback aynı mı?
Dünyanın en komik fıkrası nedir?
Erden Timur'un boyu kaç?
Duvara dayanmak ne anlama gelir?
En çok konuşulan Latin dili hangisi?
En güçlü tanrı kimdir?
Düzensiz fiillerin 2 ve 3 halleri nasıl ayırt edilir?
Ermenistan hangi alfabeyi kullanıyor?
Eski dilde ondalık ne demek?
Et harfinin kökeni nedir?
Eski iş yerinde çalışmak neye işarettir?
Eski paralar neden rüyada görülür?
Ede bir hitap şekli mi?
En büyük mahalle hangisi?
Esir ne anlama gelir?
Esrarengiz ne anlama gelir?
Dünyada kaç tane dil oluştu?
Ekseriyet ne demek etimoloji?
Eda Ece ve Buğrahan Tuncer'in nikah şahidi kim?
Engizisiyon neden kuruldu?
Elinden geleni ardına koyma ne demek?
Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesi Batı Türkçesinin hangi dönemidir?..
Dünyada en çok Latince hangi ülkede konuşuluyor?
Dut yemek neye işarettir?
Eski nişanlı neden rüyaya girer?
Döşemealtı eskiden nereye bağlıydı?
E harfi neden önemlidir?
En yakın resmi tatil ne zaman?
Ehlileştirmek ne anlama gelir?
En güzel Rus isimleri nelerdir?
During yerine ne kullanılır?
Eski Türklerde kurultay ne demek?
Efektif ve etkili arasındaki fark nedir?
En güzel erkek isimleri nelerdir?
En iyi Bulgarca sözlük hangisi?
Ekim 1 hangi burç?
Emanetin önemi nedir?